Münafık denince akla, yüzüne bakar bakmaz sahtekarlığı anlaşılabilecek bir kişi gelmemelidir. Bu kişiler dış görünüş olarak samimi insanlardan farklı olmayabilirler. Allah ayetinde bu kişilerin cüsseli yapılarının olabileceğine, konuşmalarının da süslü olabileceğine dikkat çekmektedir:

Sen onları gördüğün zaman cüsseli yapıları beğenini kazanmaktadır. Konuştukları zaman da onları dinlersin. (Oysa) Sanki onlar (sütun gibi) dayandırılmış ahşap-kütük gibidirler. (Bu dayanıksızlıklarından dolayı da) Her çağrıyı kendileri aleyhinde sanırlar. Onlar düşmandırlar, bu yüzden onlardan kaçınıp-sakının. Allah onları kahretsin; nasıl da çevriliyorlar.
(Münafikun Suresi, 4)

Nitekim müminlerin fiziksel temizlikleri, giyim kuşamları münafıkların taklit etmeye çalıştığı özellikler arasındadır. Bu şekilde dışarıdan bakıldığında münafıkları diğer Müslümanlardan fiziksel yönden ayırmak pek mümkün olmayabilir. Ancak münafıklar hayatlarının her anına yansıyan manevi bir kir içindedirler. Allah "... Artık siz onlara sırt çevirin. Onlar gerçekten pistirler..." (Tevbe Suresi, 95) ayetiyle bu kimselerin durumlarını bildirmiştir. Allah onların "... iğrençliklerine iğrençlik (murdarlık) ekleyip-arttırmış..."tır. (Tevbe Suresi, 125) Zihinleri sürekli olarak kötülük tasarlama, tuzak kurma, hainlik, kin, yalan, haset gibi pek çok olumsuzlukla meşgul olduğundan yüzlerinde de imanın nuru oluşmaz. Allah Kuran'da bu kişilerin yüzlerini "... sanki karanlık bir gecenin parçalarına bürünmüş gibidir" (Yunus Suresi, 27) şeklinde bir örnekle tarif etmektedir. Bir başka ayette münafıklar hakkında şöyle bildirilir:

Her nerede bulunurlarsa bulunsunlar -Allah'ın ipine ve insanların ipine (ahdine) sığınanlar başka- onlara zillet (zorluk damgası) vurulmuştur.
(Al-i İmran Suresi, 112)

Müminler ise her zaman Allah'ın rızasını gözetip hayır ve iyilik düşündükleri için yüzleri son derece nurludur ve Allah'ın bir ayetinde belirttiği gibi onların "... Belirtileri, secde izinden yüzlerindedir..." (Fetih Suresi, 29) Dolayısıyla münafıkların yüzlerindeki ifade ve üzerlerindeki manevi kir, müminlerin nuru ile kıyaslandığında daha da belirgin olarak ortaya çıkmaktadır.